NOEL BABA EFSANELERİ

Noel Baba efsaneleriBizim vatandaşımız Claus, bütün çocukların yeni yıl sabahı bir hediye alması gerektiğini düşünüyordu. O zamana kadar hediye verme gibi âdet yoktu ortada. Bu yüzden bir çuvalın içine doldurduğu hediyeleri, yani kendi yaptığı oyuncakları çocuklara dağıtmaya başladı. Bu olayı kendi yararına kullanmak isteyen hin aileler, çocuklara uslu durmazlarsa Claus’un gelmeyeceğini anlatmaya başladılar. Bu hikâyeyi desteklemek için kendi verdikleri hediyeleri de sanki o getirmiş gibi yaptılar. Tek bir geyiğin çektiği kızağı, iki, üç derken dokuz geyik çekmeye başladı. Claus, bütün yıl oyuncak yapmak için çalışıyor, yılda bir kez oyuncakları dağıtmak için evinden çıkıyordu. Peki, Claus evlere nasıl giriyordu? Başlangıçta aziz olması mantıklı göründü ve Noel Baba aziz oldu. Sonra bacadan girmesinin daha mantıklı olacağı kararına varıldı ama bir kere aziz yapılmıştı bile. Peki, Claus bu kadar oyuncağı nasıl yapıyordu? Çünkü yardımına koşan elfler vardı. Eh peki nerede yaşıyordu? Hiçbir çocuğun gitmek için evden kaçamayacağı bir yer olduğu için Kuzey Kutbu’nda...

Gördüğünüz gibi Noel Baba hakkında anlatılan hiçbir şeye güven olmuyor. Özellikle de artık şehir efsanesi haline gelmiş olanlara...

Noel Baba ile ilgili en “baba” efsane ile başlayalım. Söylenti, 1990’da Spy dergisinde yayımlandığı düşünülen bir makaleye dayanıyor ve amaç Noel Baba’nın tamamen uydurma olduğunu kanıtlamak. Deniyor ki kızağı çeken uçan geyiklerin var olmadığını söylemek mümkün değil, çünkü şimdilik uçan geyik diye bir tür bilinmese de yeryüzünde keşfedilmemiş 300,000 tür olduğu düşünülüyor. Noel Baba’nın gerçek olmama sebebi bu değil. Dünyada 2 milyar çocuk var. Noel Baba’nın sadece Hıristiyan çocuklara hediye getirdiği düşünülürse bu da 370 milyon çocuk gibi bir sayı yapıyor.

Ev başına 3,5 çocuk düşünülürse yaklaşık 90 milyon ev demek bu. En azından hepsinde bir tane iyi çocuk olduğu var sayılıyor. Noel Baba’nın doğudan batıya gittiği düşünülürse, ki kat etmesi gereken mesafe de 120 milyon kilometre, bütün evlere uğramak için zaman farkları sayesinde 31 saati var. Bu durumda Noel Baba’nın kızağını park etmesi, bacadan içeri süzülmesi, çuvalını sırtlaması, asılı çorapları doldurup ağacın altına da hediye yerleştirmesi, bacadan tırmanması, bir sonraki eve gitmesi için sadece saniyenin 1.000’de 1’i şeklinde bir süresi var. Bunu başarmak için Noel Baba’nın kızağı saniyede 1.000 kilometre, yani ses hızının 3.000 katını yapıyor olmalı. Geyikler saatte 25 km hızla koşar ama uçan geyikleri bilemiyoruz.

Pek bilmediğimiz bir âdet de çocukların Noel Baba yesin diye bir tabak kurabiye ile bir bardak süt bırakmasıymış. Bunun da kurabiye 150, süt 75 şeklinde 225 kalori olduğunu hesaplasak, Noel Baba o gece 20.655.000.000 kalori alacaktır. Bunun da getirisinin yaklaşık 3.000 ton olması lazım!

Noel Baba efsaneleriHadi Noel Baba’nın göbeğini geçelim, bütün çocuklara uyduruk bir lego seti hediye ediyor olsa bile kızağındaki ağırlık 321.300 ton olacaktır. Normal bir geyiğin 150 kilo çekebildiğini, uçan bir geyiğin normal bir geyikten on kat güçlü olduğunu düşünsek bile bu yük için 214.200 geyik gerekiyor.

Noel Baba’nın göbeğini sayarsanız 2.000 geyik daha ekleyin. Bu geyiklerin ağırlığıyla beraber elimizde 350.000 ton gibi bir ağırlık var. 350.000 ton, saatte 1.000 kilometre hızla giderse, uzay gemilerinin atmosfere girerken yaşadığı cinsten bir sürtünme ile karşılaşacak ve geyikler, kızak ve Noel Baba, yani tüm prodüksiyonun buharlaşması sadece saniyenin 1.000’de 4’ü kadar sürecek. Sonuç olarak Noel Baba bir zamanlar varsa bile artık yok! Üzücü, değil mi...?

Noel Baba efsaneleriTabii modern bilimin derman bulmadığı dert yok arkadaşlar. Delilik sınırında zeki öğrencilerin ikamet ettiği MIT’deki arkadaşlar oturmuşlar ve kendilerince bir efsane yazmışlar. Görünüşe göre Noel Baba gerçek olabilirmiş ve herhangi bir fizik yasası da buna engel değilmiş. En sıkı görünen iddia şu, fizikteki görecelilik kuramlarına göre eğer Noel Baba’nın geyikleri ışık hızını aşabiliyorlarsa (unutmayın, uçan geyiklerin türüne dair elimizde bir bilgi yok, her şeyi yapıyor olabilirler), zamanı da geri alabiliyorlar demektir. Yani biz bütün iş bir gecede oluyor sanırken belki de Noel Baba kendi zamanına göre bir yıl boyunca, elfler yaptıkça bu hediyeleri dağıtıyordur.

Üzücü bir başka Noel Baba efsanesinin kahramanı, aslında Noel Baba değil. Efsaneye göre Noel arifesinde ailesine iş gezisine çıktığını söyleyen bir adam, aslında onlara sürpriz yapmak için bunu uydurmuş. Amacı Noel akşamı bacadan Noel Baba kıyafetiyle inip hediyeler dağıtmakmış. Noel akşamı evde babasız eğlenen aile şömineyi yakmış ama bütün duman eve dolmuş. Bacayı araştıran görevliler, Noel Baba’nın bacada sıkışıp havasızlıktan öldüğünü görmüşler.

Aslında bacaya sıkışan birkaç amatör Noel Baba olayı gerçekten yaşandıysa da bu yüzden ölen kimse şimdiye kadar çıkmadığı için bu efsane doğru değil. Hatta bu efsanenin çıkışı, muhtemelen 1984’te çekilen “Gremlins” filmindeki benzer hikâyeden sonra olmuş olmalı. Senaristler muhtemelen o sırada Ella Fitzgerald’ın “Santa Claus Got Stuck in My Chimney” şarkısını dinliyorlardı.

Noel Baba’nın aslında Coca Cola’nın adamı olduğu şeklinde komik bir hikâye de var. Mitolojik kaynaklarda ve edebiyatta Noel Baba’nın kıyafetinin her zaman dinî bir kıyafet ya da kürk olduğu söylenir. Oysa Noel Baba dediğin kırmızı beyaz giyer değil mi? Tam da kırmızılı kolanın renkleri.1800’lerin başlarında Noel Baba, zayıf ve sakalsız biriymiş. 1885’te İngiltere’de basılan ve Noel Baba’yı göbekli bir süper kahraman gibi gösteren kartpostaldan önce böyle bir kırmızı kıyafet geleneği de yokmuş. O günden sonra bu görüntü yavaş yavaş kabul görmüş ve 1920’lerde neşeli, göbekli, kırmızı kıyafetli Noel Baba standart hale gelmiş.

Coca Cola, kışın düşen satışları artırmak için elinde kola şişesiyle Noel Baba’yı reklamlarda kullanmaya başladığında ise 1930’lara geliniyormuş. Yani bu yakın zamanlama, modern Noel Baba görüntüsünü Coca Cola’nın bulduğu yanlış anlamasına yol açmış ama bu sadece bir yanlış anlama.

1 | 2

30/12/2007 | Kategori: 2008 | Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE YILBAŞI ŞAKALARI

İyisiyle kötüsüyle yılbaşı şakalarıLafı fazla uzatmadan hemen konuya girmeyi düşünüyoruz arkadaşlar. Evet, yılbaşı zamanlarındayız. Evet, yılbaşı çok eğlenceli bir zaman dilimi. Evet, yılbaşına dair pek çok şaka, fıkra, espri uydurulmuş dünyanın dört köşesinde. Eh işte, biz de onlardan bir derleme yaptık. Kimin için? Evet, haliyle sizin için.

Yılbaşı neden ofiste geçen sıradan bir güne benzer? Çünkü bütün işi siz yaparsınız ama bütün övgüleri göbekli ve şık kıyafetli adam alır. (Eh, fena değilmiş.)

Eskimo ineğine ne denir? Eskimööö.

Elf’ler okulda ilk olarak ne öğrenirler? Tabii ki elf-abe! (Artık yorum yapmayı bıraksak diyoruz.)

Normal alfabe ile yılbaşı alfabesi arasında ne fark vardır? Yılbaşı alfabesinde L yoktur! (Tamam, gene bir şey söyleyeceğiz ama bu sefer mecburiyetten, çünkü ipucu vereceğiz: Bu şakada birazcık İngilizce bilgisi konuşturmanız gerekiyor. İpucu; “L” harfi İngilizce “el” şeklinde okunur. Anlayanlar anlamayanlara anlatsın...)

Noel Baba’dan korkanlara ne denir? Klaus-trofobik!

Yazı yazabilen kuş hangisidir? Tabii ki Pen-guen! (“Pen” İngilizce kalem ya hani, ondan canııımm...)

İyi bir yılbaşı tatil tavsiyesi ister misiniz? Göçmen kuşların sıcak ülkelere göçme faslı bitene kadar dilinizle kar tanesi yakalamayın.

İyisiyle kötüsüyle yılbaşı şakaları Evinize gelen Noel Baba’yı şaşırtmak için yöntemler: Süt ve kurabiye yerine salata bırakın ve biraz zayıflasa fena olmayacağını belirten bir not bırakın. - Bunu beğenmediyseniz, tatile gittiğinizi, çiçekleri sularsa çok sevineceğinizi söyleyen bir not da yazabilirsiniz. - Yılbaşı ağacınıza kızgın bir boğa bağlayın, Noel Baba’nın kırmızı giysisine sinirleneceği kesindir. - Yine potansiyel not: “Bayan Klaus aradı, eve dönerken iki ekmek, 10 yumurta alacakmışsın”.

Beğenmediğiniz yılbaşı hediyesi hakkında söyleyebilecekleriniz: Ben bu kadar mükemmel bir şeyi gerçekten hak etmiyorum. - Ah, bayıldım ama nazara çok inanırım biliyor musun, bu muhteşem şeyi giyersem bana kesin nazar değer. – Harika bir hediye ama şansa bak ki yarından itibaren tanık koruma programında olacağım. – Bu yılbaşında alacağım tüm hediyeleri bağışlayacağıma söz vermiştim.

İyisiyle kötüsüyle yılbaşı şakaları Bill Gates’in Noel Baba’ya mektubu: Sevgili Noel Baba, nasılsın geçen seneden beri? Umarım bu yıl da birbirinden ilginç oyuncaklar getirirsin. Yılbaşı hediye işinde bir numara olmanın yolu devamlı kendini yenilemekten geçiyor olsa gerek. Operasyonuna hayranım; insanların neler istediğini öğreniyor, hediyeleri temin ediyor ve nasıl dağıtıldığını kontrol ediyorsun. “Yılbaşı hediyesi” dendiğinde otomatik olarak senin ismin akla geliyor, harika bir pazarlama becerisi. Üstelik bu kadar tanınıyorsun ama özel hayatını gizli tutabiliyorsun. Bravo. Kuzey Kutbu’nda yaşıyor olmanın da buna etkisi vardır gerçi. Akıllıca. Oyuncak tasarlarken seni sadece Elf’ler görüyor, böylece fikirlerin çalınmıyor. Çalınsa bile, sen insanlara bedava servis sunuyorsun, insanlar niye başkasına gitsin ki? Bence şöyle yap: Herkese yılbaşında en az bir otomatik hediye ver, daha sonra bunlar için sürekli pil ve şarj aleti satabilirsin. Bir de şu baca meselesi var. Hem zahmetli hem de bacası olmayan evleri düşünmelisin. Sana tek bir önerim var: pencereler. Herkesin pencereleri var malum. (İngilizce dersi: “pencereler” = “windows”) Kolay gelsin. Bana hediye getirmene gerek yok, ben zaten kendi oyuncaklarımı yapıyorum. Sevgiler, Bill Gates.

Hırsızlık suçundan yılbaşında mahkemeye çıkan adama hâkim sormuş: “Ne yaptın bakalım?” Adam cevap vermiş: “Yılbaşı alışverişini erken yaptım biraz, suç mu?” “Ne kadar erken?” “Eh, dükkân açılmadan biraz önce işte.”

İyisiyle kötüsüyle yılbaşı şakaları İkiz erkek çocukları olan bir aile varmış. Çocukların biri çok iyimser, diğeri aşırı kötümsermiş. Biri terlerken diğeri üşür, biri televizyonun sesi çok açık derken öbürü duyamamaktan şikâyet eder, böyle çatışırlarmış. Yılbaşında, babaları karamsar olanın odasını bin bir çeşit oyuncakla, iyimser olanınkini ise at gübresi ile doldurmuş. Sabah, zır zır zırlamakta olan karamsar oğluna ne olduğunu sorunca şu cevabı almış: “Odam ağzına kadar oyuncakla dolu, birinin pili bitecek, diğerinin kullanma talimatını anlayamayacağım, illa ki bozacağım onları”. İyimser olan ise odasındaki dayanılmaz kokuya rağmen gülüyormuş. Babası ona aynı şeyi sorunca şöyle cevap vermiş: “Bir yerlerde bir midilli saklanmış olmalı!”

İngilizceye biraz bile olsa hâkim olanlar için şurada, şurada ve şurada devamı da var.

Neden Noel Baba’nın üç tane bahçesi vardır? “Hoe hoe hoe” diyebilmesi için. (İngilizce dersimiz devam ediyor: “hoe” İngilizcede “toprağı çapalamak” demek.)

Yaa, işte böyle arkadaşlar. Dünya yılbaşında bunlara gülüyormuş. Hepinize ho ho ho! Babanıza tıraş losyonu, annenize eşarp almadığınız bir yılbaşı geçirmeniz dileğiyle... “Önemli olan hediye değil, düşünmektir” deniyor ya... Orası öyle ama biraz da büyük düşünün canım!

30/12/2007 | Kategori: 2008 | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı


Get kardeslikk chat group | Goto kardeslikk website

Daha fazla bilgi yarışması için buraya tıklayın

© 2008 - eğlence - Blogcu Copy right Information
Put all your links here.. write down what ever you like
Designed by : Rambling Soul | XHTML 1.0 | CSS | Uyarlama : ŞablonTüRK

cursor